Türkçe, sayfa 178

Yürüten hata

Önünde iki hata formu var:

Statükoyu korumak için gereğinden fazla zaman ve efor harcarken yapılan hatalar…

veya;

Yeni bir şeyler denerken yapılan acemi hatalar…

Ben ikinci cins hatada ısrar edenlerin başarısız olduğuna şahit olmadım.

Birinciler; isimlerini hatırlamıyorum.

Kolay çıkış

“Küresel ısınmanın çözümü balinalar mı?” Hayır.

Bu bir haber başlığı ve ima ettiği şey kısa yollar ve kolay çıkışlardır.

Kolay çıkış yok. Olsaydı herkes başarırdı.

Ve unutma; güçlükler diğer herkesten çok adanmış olanlar için harika bir avantajdır.

Çünkü herkes vazgeçtiğinde onlar devam eder.

Kimlik bariyeri

Eğer Apple bugün AirPods’ları bünyesinden ayırsa sadece bu ürünün oluşturacağı yeni kuruluş 175 milyar dolar ile Amerika’nın 32. en büyük şirketi olur.

Bunun ne demek olduğunu anlaman için:

Bu segmentte yüzlerce ürün sahibi Logitech 14 milyar dolar büyüklüğündedir. PlayStation ve diğer birçok dijital ürün yanında sinema filmleri de üreten Sony’nin pazar büyüklüğü 150 milyar dolardır.

AirPods’lar segmentinde birçok profesyonele göre en iyi ürün bile değildir. Peki bu başarının kaynağı nedir? Apple ekosistemi. Bu ürün bu mahallenin cazibesine kapılmak isteyenler için bir tuzak vazifesi görür. Kolay ulaşılabilirdir. Apple ekosistemi ise kadın, erkek, çocuk, genç ve ihtiyar fark etmeden ortak kimlik üretir.

Cinsiyet ve yaş gözetmeden kimlik oluşturmak atlatması çok zor bir bariyerdir.

Gerçek mucize

Mucize satmak kolaydır çünkü var olmayanın alıcısının eli tutulmaz. Aynı çocuklara sattığımız ışın kılıçları veya sihirli asalar gibi.

İşe yaramadığını bildiğimiz halde satın aldığımız ürünler iade edilmez.

Mucize, sihir veya keramet diye birşey yoktur ama maalesef yok satar. Coca-Cola bunun farkına varmış olacak ki, her yanımızı yeni ürettiği “Gerçek Mucize” sloganı ile donatmış.

Hem mucize, hem gerçek.

Sakının derim.

İnancı işle

İnanmayı seviyoruz, inanmak istiyoruz ve aslında inançtan faydalanıyoruz. Ve belki bir noktada birey olarak fonksiyonel olmak için inanmak zorundayız.

Ama yanılmaktan nefret ederiz.

Yanılma konusunun alternatifi ise inançsızlık, skeptisizm veya komplo çılgınlığı değildir. Çünkü hiçbir toplum ‘güven’ ve öyküye duyulan inancın sağladığı ‘iyimserlik’ olmadan hayatta kalamaz.

Dolayısıyla hayır, inancı denklemden çıkartamazsın. Belki maliyeti biraz özgürlük ve sık burun sürtmek olabilir ama sorumluluğun da bedeli budur.

Pazarlamacı olarak senin işin; inandığımız yanlışlardan bizi vazgeçirmek, onun yerine daha iyi ve daha çok işe yarayan şeylere* inanmamız sağlamandır.

Kurnazlığın lüzumu yok.

*Küresel ısınma paniği gibi.

İstisna yok

Yarın bu yılın 44. haftası başlıyor. Geriye 8 hafta kaldı.

Geri kalan sayımda işlerin sakinleşeceği, biraz daha düzene gireceği veya normalin -her ne demekse- geleceği falan yok.

Bu hep böyle oldu ve sen istisna değilsin. Hazır ol!

Hayırlı haftalar.

Kışkırt

“Tarihin sıfır noktası” Göbeklitepe için seçilmiş harika bir slogan. “Gidilecek en iyi 10 tatil yeri” çıkışı gibi doğru değil ve olmasına da gerek yok.

Size satın almak istemediğiniz veya hiç satın almayı düşünmediğiniz bir ürün bu şekilde sunulur. Bu yaklaşım yeni bilgilere dayanarak yeni bir kara vermenizi kolaylaştırır.

Çünkü kimse sabah “Tarihin sıfır noktası neresi?” sorusu ile uyanmaz. Belki tarihin sıfır noktasını keşfetme merakımızın keşfe ihtiyacı var.

Bu sorumluluk senin üzerinde. Sadece üretmek yetmez. Bizi kışkırtman lazım.

“-den beri”

“1977’den beri…” bir pazarlama mottosudur ve benzerleri gibi şu taahhütte bulunur: Biz yaptığımız işte deneyimliyiz. Burada satılan deneyim genellikle ürünün orijini ile ilintilidir ve şuna vurgu yapar: “Dondurmamızı 44 yıldır hep aynı metodla yaparız”.

Eğer Apple’sanız iletişim dilinizi bu yaklaşımla inşa etmeniz uygun olmaz. Çünkü teknoloji sürekli değişen bir dinamizme ihtiyaç duyar.

İşte Cumhuriyet de “-den beri”yi hatırlamak ve hatırlatmaktan çok “Ya şimdi!”yi sorgulatan temeller üzerine kurulmuştur.

Kutlu olsun!

Asalak

Taksicilik verilmesi en kolay servislerden biridir. Hizmetin tüm içeriği “A noktasından B noktasına…” tarifi kadar basittir. Uber, Lyft ve Curb gibi girişimler bu komplike çıkarımı yapamayanlara işin gerçek yüzünü kanıtlayalı çok oldu.

Ancak ülkemizde hala ikna olmayanlar ve bu basit hizmeti anlamsız çıkmazlara sokanlar var. Bu mafyanın tarifidir. Basit olanı karmaşık hale getirmek ise bürokrasinin.

Çözümü düşünülmemiş veya çözümü uygulanmamış bir problem yapılacaklar listesindedir. Eğer bir problem, çözülmüş örnekleri varken hala askıdaysa artık bir problem değil; asalaktır.

Taksi hizmeti Türkiye’nin diğer birçok meselesi gibi bir sorun değil bir asalaktır. Çünkü dünyada sayısız çözülmüş örneği vardır.

Ve unutma; bu asalak seni tüketirken ekosistemin tasarlayıcısı bürokrasinin sağlıklı kalmasını sağlar.

Nudist pazarlama

Pazarlamanın kadını bir ürün gibi kullanması tartışması çok yaygındır. Meşhur İngiliz deyimiyle “It’s a free country, ain’t it? İstediğinizi yapmakta özgürsünüz.

Sadece bu platforma saniyede 1100 üzerinde fotoğraf yüklenir ve belki içeriğin %30’dan fazlasını kadın modeller oluşturur. Dolayısıyla mevzu yeni ve muamma değildir.

Geçenlerde saygın bir sektörde faal, bilinir bir markanın fuar standını ziyaret ettim. Tekrar tanımlayayım: “Striptiz şovunu…”

Pazarlamanın amacı dikkat çekmektir ama pazarlamacı bunun için yanıp tutuşurken, kendini şu soruyla söndürür: Ne pahasına?

Bu sorunun cevabı ise güvendir. Dikkat çekmenin her zaman kısayolları olmuştur. Kendinizi yakarak dikkat çekebilir ama kesinlikle güven kazanamazsınız.

Dikkat eyleme geçmek için karşılığında şu soruyu sorar: Ne öneriyorsun? Ya da benim verdiğim nudist örnek ve benzerleri söz konusu olduğunda: Ne gizliyorsun?