Hz. İsa’yı pazarlayamazsınız
Mutlaka anlam veremediğiniz bir iş koluyla karşılaşmışsınızdır. Ben çok karşılaştım. Mesela bir Afrika ülkesinde (İsim vermek istemiyorum) asansör mesleği beni çok şaşırtmıştı. Bu kişilerin görevi çıkacağınız katın tuşuna basmaktı. Tabi bunu hizmet kaygısıyla değil zorunluluktan yapıyorlardı. Okuma-yazma oranının çok düşük olduğu bu ülkede özellikle orta ve üst yaş gurubu asansörü kullanamıyor.
Bana anlamsız gelen bir diğer meslek Brunson krizi ile dikkatimizi çeken İslam topraklarında misyoner rahipliktir. İslam’da da örneği olan bu bir nevi ibadet şekli aslında kadim zamandan bugüne ulaşmış bir pazarlama yöntemidir.
Rahip Hz. İsa’yı pazarlamak için yola çıkar ve asli görevi budur. Ancak bana göre pazarlamaya çalıştığı ürün için hedef pazarını yanlış seçmiştir. Çünkü hali hazırda hedef pazarı Hz. İsa’yı kabul etmektedir. Yani hedef kitlesi bu satın almayı zaten gerçekleştirmiştir.
İhracat ürünleri pazarlama stratejimiz bu analojinin vurgulamak istediğinden farklı bir noktada değildir. Eskiyi ve satın alınmışı yeniymiş kafasıyla pazarlamaktan vazgeçmeliyiz. Ürün kimliği oluşturmak istiyorsak, _“Made in Turkey”_in bir anlam ifade etmesini istiyorsak yeniyi pazarlamalıyız. Yeniyi yapabilmek için de asansörü işletecek adamı değil kullanacak adamı yetiştirmemiz gerekecektir.