Geçmişteki gelecek

Tenet çoğu kişiyi yordu. Ama benim için ilk okumada bile bir başyapıttı. Bu diyalog bir film senaryosunda ana karakterin sağdıcı ile yaptığı en iyi diyalog olabilir:

Neil: Bu görevin kumaşına bir geçmiş daha dokuyacağım.

Protagonist: Neil, dur!

N: Az önce dünyayı kurtardık. Hiçbir şeyi şansa bırakamayız.

P: Farklı hareket etsek bir şeyleri değiştiremez miyiz?

N: Olan olmuştur. Dünyanın işleyişinde kullanılan bir inanç göstergesi. Kılını kıpırdatmamak için bir mazeret değil.

P: Kader mi?

N: Adına ne dersen.

P: Sen ne diyorsun?

N: Gerçeklik.

P: Bana hâlâ seni kimin işe aldığını söylemedin, Neil.

N: Hala tahmin etmedin mi? Sen aldın. Ama düşündüğün zamanda değil. Geçmişte bir geleceğin var. Yıllar önce benim için, yıllar sonra senin için.

P: Beni yıllardır tanıyor musun?

N: Benim için, sanırım bu güzel bir dostluğun sonu.

P: Ama benim için bu sadece bir başlangıç(?)

N: Beraber bazı şeyler yapıyoruz. Bayılacaksın. Göreceksin. Bu operasyon bir zaman kıskacıydı.

P: Kimin?

N: Senin! Daha yolun yarısındasın. Başlangıçta görüşürüz dostum.

“Geçmişte bir geleceğin var.”

Hepimizin var.

Hayırlı haftalar.