Müşterin kim?

Bugün bir benzin istasyonunda genç bir arkadaş kahve pazarlıyordu.

“Denemek ister misiniz?” dedi. “Türk Kahvesi mi?” dedim. “Evet” dedi.

“Hiç içmem…” dedim ve markete girdim. Çıkışta yine seslendi:

-Abi bak, bir içsen bir daha bırakamazsın!

“Tamam o zaman ver bir kutu!” demedim tabi ki; çünkü Türk Kahvesi içmeme konusunda kararlı olmak için 38 yıl yaşadım. Kendimden eminim.

Müşteriniz, pazarınız veya hedef kitleniz: Bellidir!

Birçok şirket müşterisi olmayanları ikna etmek için bu genç arkadaşımız gibi anlamsız çabaların içine girebilir. Atlamayın lütfen: Müşterinize ulaşmak başka, müşteriniz olmayanı müşteri yapmak bambaşka olaylardır.

Evet, Pazarlama ikisini de yapar. Ancak ayaküstü değil.

Göstergeler

Geçen gün bir arkadaşım bir içerik paylaştı. Başlık şu: “Gelmiş geçmiş en pahalı markalamalar!”

Markalama(?) Ne demekse…

Citi yeni logosuna 1.5 Milyon$ ve BBC 1.8 Milyon$ harcamış.

Bunu okuduğunuzda eğer biraz tasarım yaratıcılığınız ve grafik zanaatiniz varsa heyecanlanırsınız. İkisi de yoksa “Keşke olsaydı…” diye hayıflanabilirsiniz.

Nike Carolyn Davidson’a logosu için 35$ ödemişti. Meşhur “Love New York” logosu için Milton Glaser sadece 2.000$ aldı.

Bana göre ilk etapta ikisine de olması gerekenden fazla ödendi.

Sadece Pazarlama mesleği değil, tasarım konusunda da çok çalışma yapmış ve üretken biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Logo öykü inşa edemez. Logo sadece bir göstergedir. Öykü inşa olduktan sonra ise ilintisi güçlü bir logoya hakkı mutlaka verilir. Hakeza Nike bu ödemeyi yaptı. Milton Glaser de ünün hakkını fazlasıyla aldı.

Pazarlama, zor ve uzun bir süreçtir.

Nike ve New York bir günde kurulmadı.

Göstergelere takılmayın.

Açık büfe

Açık büfe harika bir Pazarlama konseptidir. Dar düşünme, otel dışında birçok alanda uygulanır. AppStore konsept olarak bir nevi açık büfedir. Subway de öyle.

Geleneksel olarak açık büfe üç kritik şey yapar:

-Sana özgürce seçme hakkı verir veya bu izlenimi tasarlar. Balla acılı ezmeyi aynı anda yiyen biriysen seni bunu talep etme utancından kurtarır. “Bana bırak abi”nin tam tersidir.

-Limitsiz olduğunu iddia eder, bitse devamı gelir. Güvende hissettirir.

-Belli bir zaman aralığında; tüketme veya boş oturma sıklığı dahil zamansızdır. İstediğin zaman yiyip istediğin zaman içebilir ve istediğin zaman kalkabilirsin.

Bu kriterlerin bazısı Wendy’s ve McDonald’s’ın uyguladığı paket tarifenin tam tersidir. Mesela, bunlar da birer self-service’tir ancak self-choice yani istediğini seç değildir. Paketler, menü yapar ve zorunlu yönlendirir. Çünkü McDonald’s önce hız sonra hamburger satar.

Eğer hız olmazsa olmazın değilse, açık büfe kavramını kafanın içinde biraz eğlendir.

Çok kazançlı bir model üretebilirsin.

Kolay gelsin.

Sadakat Programı

Bizde yetki, sahibine imtiyaz ve öncelik kazandırır (Çakarlı araba mevzusu bunun en küçük semptomudur). Tabi ki, yetkinin karşılığı ayrıcalık değildir. Lakin yetkiyi de diğer birçok şey gibi yasa tanımlar ve denetler. Ve maalesef bizde yasa yani kural olağandışı çalışır.

Birkaç gün sonra sözde “Yetki” talep edenlere yine istediklerinden çok fazlasını vereceğiz. Birilerini yine imtiyaz ve öncelik sahibi yapacağız.

Yeni bir Pazarlama “Sadakat Programı”* daha başlıyor…

Bu sefer adı “Votes&Smiles” olsun.

İlk defa oy kullanacak arkadaşlar: Kulübe hoş geldiniz.

*Loyalty Program.

Kopya dikkat

Starbucks’ın renk ve yazı tiplerini kullanarak kahve girişimini adlandırmanın sana hiçbir katkısı yoktur. Evet, Starbucks diğer benzerleri (Coca-Cola, Pepsi, McDonalds) gibi görünürdür. Ancak kazanılmış bu dikkat önemli bir karşılıkla gelir: Ürün.

Senin aradığımız o ürün olmadığını fark ettiğimizde bize yaşatacağın tek duygu “Hayal kırıklığı” olacaktır.

Çok çalışıp büyük riskler alarak inşa ettiğin girişimini; ucuz bir numara ile dikkat kazanmaya çalışan kopyacıların sınıfına sokma.

Değmez.

İşler ters

Ülkemiz adına sosyal ve ekonomik olarak ters giden hadiseler zinciri bir süredir istikrarla kendine yeni bir halka ekliyor.

“Bu işin sonu ne olacak abi?” klişe bir sorudur ama yerindedir. Merak uyandırır.

Öncelikle, hatada ısrar bir noktadan sonra ‘tercih’ değil, bir zorunluluğa dönüşür. Çünkü hata yapmak düzeltilebilir bir eylem iken hatada ısrar etmek bir meyil, yani zihniyet meselesidir.

Biri an diğeri haldir. Biri parça diğeri yapıdır.

Sizi bariz kusura çeken bu zihniyet/anlayış ise mutlaka irrasyoneldir. Ve bunda hayret edilecek hiçbir şey de yoktur: Çünkü öykülerimizin ekserisi akıl dışıdır.

Kalite ve diğerleri

Diş ipi üretip satarak elde edeceğiniz saygınlık ve bilinirlik iPhone üretenle bittabi bir olamaz.

Ancak hep yazdığım gibi; ucuzu pazarlarız, kalitesizi değil.

Ucuz, yani sıradan veya ekonomik bir ürün üretiyor olabilirsiniz ancak kalitesiz olamazsınız. Belki iyi vida sadece vidadır ama kalitesiz olan paslanır.

Her ne kadar iç içe dursalar da; teferruat, kalite ve fiyat birbirinden bağlantısız konulardır.

Nastürbasyon

2023’ün son bölümlerinde uzun bir müddet yurt dışında ve hareket halindeydik. Yıl başından itibaren de taşınma ve yeni doğan bebek telaşı derken neredeyse otel hayatı yaşadık. Rahatlıkla 6 aydır Türkiye’de market alışverişi yapmadığımı söyleyebilirim.

Bugüne kadar…

5.236₺ ödedik.

İçinde hijyen malzemeleri ve kırmızı et olmayan sıradan bir markette, sıradan -belki haftalık- bir alışveriş yaptık.

Net asgari ücretin %31’ni harcadık.

Yeni ekonomik modelimiz: Nastürbasyon.

Hayırlı olsun.

Anormal su

Liquid Death bir su markası. Normal su. Anormal şekilde teneke kutuda satılıyor. “Dağlardan gelen serinlik…” değil, metalik/punk yani sıra dışı bir öyküsü var.

Liquid Death belki Evian kadar ortalıkta kalamayacak. Ama Liquid Death, Pazarlama isterse normal suyu bile anormal gösterip ihtiyaçtan arzu üretilebileceğini herkese gösterdi. Deli paralar kazandı ve kazanıp kazandırmaya devam ediyor.

Pazarlama gençler, abartılı gelebilir ama ölüye can verir.

Su gibi.

Kırık bardaklar

Deneyimler kısa yolludur. İlk defa tattığımız bir yiyeceğe sadece dilimiz değer. Hoşumuza gitmezse deneyim orada son bulur. Çok nadir ikinci bir şans veririz. Belki mecbur kaldığımızda.

Bu yüzden hep söylerim:

Müşteri memnuniyeti birimleri palavradır. Müşteriyi mutsuz ettikten sonra teselli etmek yerine, ilk etapta canını sıkmamak çok daha anlamlıdır.

Bu evde kırılan bardak metaforuna benzer. Evet, etrafı süpürüp camı temizlersiniz: Ancak çıplak ayakla yere basmak için cesaret toplanmanız zaman alacaktır.

Temizliğe efor harcamak yerine temkin, diğer adıyla kalite kontrol inşa edin.