Empati

Yarın haftanın ilk günü ve çoğumuz tersi olmasını tercih ederdik.

İşte bu bezmişlerin arasında; ilk uyanan, ilk gönüllü olan ve istenmeden yardım eli uzatan sen ol. Yarın diğerinin neye ihtiyaç duyduğunu hayal et…

Empati de diğer her şey gibi ancak alıştırma ile alışkanlığa dönüşebilir.

Hayırlı haftalar.

Hile meselesi

Almanlar İkinci Dünya Savaşı’nda denizaltılar ile sahneye çıktıklarında İngilizler buna “Korkakların Silahı” adını vermişti. Burada da aynı bizim “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” arabesk zırvasındaki gibi yenilgiyi kabul etmeme ve hileye ima vardır.

Evet; inovasyonun, daha çok çalışıp daha pratik düşünenin eşitliği bozduğu durumlarda yenilgiyi kabul etmek zordur. Ancak hile aynı ihanet gibi ihsas edilmeden önce iki, üç ve belki dört kere düşünülmelidir. Çünkü hile rekabetten kaçmanın diğer adıdır.

Oysa daha iyi bir silah icat etmek için ortaya emek koymak hile peşinde koşmak demek değil, rekabet etme arzusunun ta kendisidir. Rekabet hilenin aksine mücadele için yeni platformlar doğurur. Hile ise statükocudur.

Bu nedenle, bu senaryoda, asıl hilekar durduğu yerde sayıp mertlik kasandır.

Yürüten hata

Önünde iki hata formu var:

Statükoyu korumak için gereğinden fazla zaman ve efor harcarken yapılan hatalar…

veya;

Yeni bir şeyler denerken yapılan acemi hatalar…

Ben ikinci cins hatada ısrar edenlerin başarısız olduğuna şahit olmadım.

Birinciler; isimlerini hatırlamıyorum.

Kolay çıkış

“Küresel ısınmanın çözümü balinalar mı?” Hayır.

Bu bir haber başlığı ve ima ettiği şey kısa yollar ve kolay çıkışlardır.

Kolay çıkış yok. Olsaydı herkes başarırdı.

Ve unutma; güçlükler diğer herkesten çok adanmış olanlar için harika bir avantajdır.

Çünkü herkes vazgeçtiğinde onlar devam eder.

Kimlik bariyeri

Eğer Apple bugün AirPods’ları bünyesinden ayırsa sadece bu ürünün oluşturacağı yeni kuruluş 175 milyar dolar ile Amerika’nın 32. en büyük şirketi olur.

Bunun ne demek olduğunu anlaman için:

Bu segmentte yüzlerce ürün sahibi Logitech 14 milyar dolar büyüklüğündedir. PlayStation ve diğer birçok dijital ürün yanında sinema filmleri de üreten Sony’nin pazar büyüklüğü 150 milyar dolardır.

AirPods’lar segmentinde birçok profesyonele göre en iyi ürün bile değildir. Peki bu başarının kaynağı nedir? Apple ekosistemi. Bu ürün bu mahallenin cazibesine kapılmak isteyenler için bir tuzak vazifesi görür. Kolay ulaşılabilirdir. Apple ekosistemi ise kadın, erkek, çocuk, genç ve ihtiyar fark etmeden ortak kimlik üretir.

Cinsiyet ve yaş gözetmeden kimlik oluşturmak atlatması çok zor bir bariyerdir.

Gerçek mucize

Mucize satmak kolaydır çünkü var olmayanın alıcısının eli tutulmaz. Aynı çocuklara sattığımız ışın kılıçları veya sihirli asalar gibi.

İşe yaramadığını bildiğimiz halde satın aldığımız ürünler iade edilmez.

Mucize, sihir veya keramet diye birşey yoktur ama maalesef yok satar. Coca-Cola bunun farkına varmış olacak ki, her yanımızı yeni ürettiği “Gerçek Mucize” sloganı ile donatmış.

Hem mucize, hem gerçek.

Sakının derim.

İnancı işle

İnanmayı seviyoruz, inanmak istiyoruz ve aslında inançtan faydalanıyoruz. Ve belki bir noktada birey olarak fonksiyonel olmak için inanmak zorundayız.

Ama yanılmaktan nefret ederiz.

Yanılma konusunun alternatifi ise inançsızlık, skeptisizm veya komplo çılgınlığı değildir. Çünkü hiçbir toplum ‘güven’ ve öyküye duyulan inancın sağladığı ‘iyimserlik’ olmadan hayatta kalamaz.

Dolayısıyla hayır, inancı denklemden çıkartamazsın. Belki maliyeti biraz özgürlük ve sık burun sürtmek olabilir ama sorumluluğun da bedeli budur.

Pazarlamacı olarak senin işin; inandığımız yanlışlardan bizi vazgeçirmek, onun yerine daha iyi ve daha çok işe yarayan şeylere* inanmamız sağlamandır.

Kurnazlığın lüzumu yok.

*Küresel ısınma paniği gibi.

İstisna yok

Yarın bu yılın 44. haftası başlıyor. Geriye 8 hafta kaldı.

Geri kalan sayımda işlerin sakinleşeceği, biraz daha düzene gireceği veya normalin -her ne demekse- geleceği falan yok.

Bu hep böyle oldu ve sen istisna değilsin. Hazır ol!

Hayırlı haftalar.

Kışkırt

“Tarihin sıfır noktası” Göbeklitepe için seçilmiş harika bir slogan. “Gidilecek en iyi 10 tatil yeri” çıkışı gibi doğru değil ve olmasına da gerek yok.

Size satın almak istemediğiniz veya hiç satın almayı düşünmediğiniz bir ürün bu şekilde sunulur. Bu yaklaşım yeni bilgilere dayanarak yeni bir kara vermenizi kolaylaştırır.

Çünkü kimse sabah “Tarihin sıfır noktası neresi?” sorusu ile uyanmaz. Belki tarihin sıfır noktasını keşfetme merakımızın keşfe ihtiyacı var.

Bu sorumluluk senin üzerinde. Sadece üretmek yetmez. Bizi kışkırtman lazım.

“-den beri”

“1977’den beri…” bir pazarlama mottosudur ve benzerleri gibi şu taahhütte bulunur: Biz yaptığımız işte deneyimliyiz. Burada satılan deneyim genellikle ürünün orijini ile ilintilidir ve şuna vurgu yapar: “Dondurmamızı 44 yıldır hep aynı metodla yaparız”.

Eğer Apple’sanız iletişim dilinizi bu yaklaşımla inşa etmeniz uygun olmaz. Çünkü teknoloji sürekli değişen bir dinamizme ihtiyaç duyar.

İşte Cumhuriyet de “-den beri”yi hatırlamak ve hatırlatmaktan çok “Ya şimdi!”yi sorgulatan temeller üzerine kurulmuştur.

Kutlu olsun!