Kısa ve öz

Amerika’yı diğer ülkelerden ayıran (Almanlar hariç) en önemli özelliklerden biri kısa ve öz olmaktır. Ben de bahsetmişimdir ve hep anlatılır; Lincoln bir arkadaşına mektubunda şöyle yazar: “Kusura bakma, kısa yazacaktım ama vaktim yoktu.”

Brief yani kısa ve öz olmak çok zor bir iştir.

Meseleye hâkim ve yeteri iyi tespit etmiş olmak gerekir.

Size, ortaklarınıza ve açıkçası herkese yapacağınız en büyük iyilik, kısa ve öz olmaktır.

Çıkmaz sokak

Eğer sorun kaliteyle ilgiliyse, kusur insanlarda değil, sistemlerde aranmalıdır.

Sistem nasıl bu noktaya geldi? Kim bundan fayda sağlıyor?

Toplumlar için sistemi şekillendiren kültürdür.

Evet, kültürü görmek ve çözmek inanılmaz zordur; ama aksi takdirde hayal kırıklığına uğramak neredeyse kaçınılmazdır.

Tek başına problemi fark etmiş olman ise hiçbir şeyi değiştirmez.

Ya sistemi düzeltirsin, ya da onunla birlikte yok olursun.

Gerçekler, hayaller

Süpermen ve Spider-Man gibi öykülerin derinliği sadece anlatanın hayal dünyasında değil; yaşadığı kültür ve kent dokusu içinde şekillenir.

Fatih’ten Batman çıkmaz. İstanbul’dan süper kahraman çıkmaz.

Hikâye kültüreldir ve şehirle ilgilidir.

Hep iddia edilenin aksine, gerçekler ve hayaller paralel yaşar; her zaman bir korelasyon içindedir.

Ona göre tavır al.

Aptal bir cevap

Pazarlamanın temel problemini, onu üretmeye çalışanlar ve tüketirken anlamaya gayret gösterenler olarak hiçbir zaman çözebileceğimizi düşünmüyorum.

Mental bariyerleri yıkmaya çalışan, talihsiz bir olağanüstüyü görünmez kılmak için uğraşan bir mesleki problemden bahsediyoruz.

İsa’nın suda yürümesine iman ettiren motivasyonun sadece spiritüel saikler etrafında örgülenmediğini anlamak ve Dyson’ın Musa’nın asasından farksız olduğunu fark etmiş olmak yeterli olmayacak.

Pazarlama belki de aptal birçok soruya verilmeye çalışılan, bir o kadar aptal bir cevap olarak yoluna devam edecek…

Hayırlı haftalar.

Gelişimin yönü

Eğer ilerleme seni tatmin etmiyor ve mantıksız geliyorsa, Oren Harari’nin şu tespitini hatırla:

‘Elektrik ışığı, mumların sürekli gelişiminden ortaya çıkmadı.’

Hayırlı pazarlar.

Çözüm odaklı

Bugün Türkiye’de şehir içi araba kullanmaya ihtiyaç duyan 18–22 yaş (6 milyon) ve 50+ (24 milyon) nüfusun problemini, Çin’den 6.000 dolarlık mini elektrikli araçlar ithal ederek çözebilirsiniz. Bunu tek seferlik olarak sadece ilgili yaş grubu için düşük vergilendirme ile yapsanız, ekonomik büyümeye 50 milyar doların üzerinde katkı sağlayabilirsiniz.

Çin, ölçek ekonomisini bizim ulaşabileceğimiz seviyenin çok ötesinde çözmüş olabilir.

Bizim problemimiz bununla rekabet edememek değil; asıl problemimiz, çözüme kapalı olmak.

Çünkü rekabet edemeyiz.

Maalesef bu durum sayısız alan ve sorun için geçerli.

Krizden sonrası

Türkiye’de kriz var mı?

Bu o kadar zor bir soru ki…

Kriz, en basit tanımıyla, çok acil müdahale gerektiren ciddi zorluk, tehlike ya da istikrarsızlık durumlarının birden fazlasını ifade eder. Bu tanıma göre bence Türkiye kriz durumunu çoktan geçti. Çünkü acil durumlar geçmişte kaldı.

Artık tırmanma (şiddetlenme) ve bozulma aşamasındayız.

Bu aşama genellikle krizden çok daha uzun sürer.

Nihayetinde ise çöküş ve dağılma gelir.

Güzel haberlerim yok maalesef.

Nerden nereye

Jung’a göre yükselmek (gelişmek) için, insanın kendi karanlık tarafıyla (acı, korku, gölge yönleriyle) yüzleşmesi gerekir.

Özetle:

“Hiçbir ağaç, kökleri cehenneme uzanmadıkça cennete kadar yükselemez.”

Tam kontrol

Kriz anlarında insanların anlamakta en çok zorlandığı şeyin kontrol olduğunu düşünüyorum.

ABD ve İsrail, ellerindeki kaynaklarla mevcut krizi iki taraflı olarak, yani İran yönünü de kapsayacak şekilde büyük ölçüde kontrol ediyor. Barış istemiyorlar. Bu bir tiyatro. En anlamsız ve en karanlık sonuçlara hazır olun. Böylece hayal kırıklığına uğramazsınız.