Hızlanıyoruz...

ChatGPT sadece bir başlangıç.

Dün zaman ölçeğinde imkansız olan bugün olağan olmak üzere.

Dün 100’lerce saat iş gerektiren dijital efektler bugün Synthesia ve benzeri yapay zeka platformları sayesinde dakikalar içinde halloluyor.

Zamanı kullanma kabiliyetimiz tarih boyunca hep güncellendi: İlk tekerden elektriğe ve telgraftan telefona kadar her gelişim bizi biraz daha hızlandırdı.

Bugün yaşanan güncelleme ise çok nadir ve eşsiz.

Büyük bir kırılma noktası.

Saatleri geri alın: İşler çok hızlanacak!

Protesto

Sanatçı Jeremy Deller’in şöyle bir monologu var:

“-Bir protesto biçimi olarak sanat, ne kadar önemlidir?

-Çok!“

Pazarlama protestoyu kullanmalıdır.

Rakip ürünün kusurlarını, alışkanlıkları ve bazen yolunda gitmeyen birçok şey için herkesi protesto etmelidir.

Hiçbir şey doğru zamanda ve doğru biçimde yapılmış bir protestodan daha radikal değildir.

Yarın protesto et.

Hayırlı haftalar.

Reddiödül

Starbucks’ta bugünün diyalogu:

Ben: Rewards ile ödeme yapmak istiyorum (Yani topladığım yıldızlarla, bedava!)

Kasiyer: Tabi, ne içersiniz?

Ben: Caramel Macchiato, extra shot, short.

Kasiyer: Neden short (Kısa)?

Ben: £@@#>£$½

Kasiyer: Bedava ya, büyük boy alabilir ve istediğiniz kişiselleştirmeyi yapabilirsiniz…

Ben: Teşekkür ederim, kısa olsun.

Kasiyer: ££#>@@£#>

Kasiyer şaşkın çünkü bunun bir ödül olduğuna ikna olmuş.

Ve kim “Bana yarım Oscar lütfen…” der ki?

Oysa bu düzenli müşteriye uygulanmış bir indirimdir ve kabaca %6’ya tekabül eder. Bu Starbucks’ın bana sattığı bir kahveden elde ettiği %250 ve belki üzeri kârının sadece %2’sidir.

“Starbucks Rewards (Ödüller)” sadece içi boş havalı bir isimdir.

Ben bu programın “Gold” üyesiyim.

Çünkü enayiyim ve bunu kabul ediyorum.

Ancak yine de kısa içeceğim!

Alay konusu

“Alayın kendisi mi, yoksa alaya konu şakanın kapsamı mı gücendirir?” sorusunun cevabı çoğu zaman belirsizdir.

Kimi alayı bir bütün olarak kaldıramazken, kimi bazı türlerinden kaçınır.

İletişimin becerisi bu ayrımı iyi anlamakla ilgilidir ve ifade bu anlamda hiçbir zaman tam olarak özgür değildir. Çünkü incinme veya kusur algılama değerlerinin bir matrisi ve standardı yoktur.

Bazısı için “A” karikatür komik bir diğeri için ise töhmetli olabilir.

Pazarlama, alayı iyi kullanır ve her zaman bu anlamda dikkatli ve seçicidir.

Ve eğer üzerinize alınıyorsanız, hiç çekinmeyin: Çünkü hedeflenen tam da odur.

Bir başka tercih meselesi...

Dün akşam uzun bir aradan sonra THY dışında bir hava yolu ile yurt dışı uçuşu yaptım.

Lounge hizmetlerinden, uçak içi yemeklere kadar bariz bir sınıf farkı gözlemledim. Fiyatlar neredeyse aynı olmasına karşın, bu yabancı şirketin sunumu Beltur kalitesindeydi. Uçak içi eğlence ve diğer detaylara girmiyorum bile: Bariz bir THY üstünlüğü söz konusuydu.

Uçuşun ortalarına kadar yol arkadaşımla bu detayları istişare ettik. Sonra şunu fark ettik: Bu uçakta koltuk diz mesafesi THY’nin en az iki katıydı. Koltuk oturma alanı daha genişti. Evet, kantin kalitesinde çatal bıçak ile yemek yedik ve evet, eğlence sisteminde en yeni film 2021 tarihliydi ama dizlerimiz daha konforluydu.

Sık uçan iki yolcu olarak tercih yapamadık…

THY’nin bizi daha iyi çatal ve bıçağa karşılık, sıkışık oturmaya alıştırdığı konusunda uzlaştık.

Pazarlama güçlü ve garip bir mefhum.

Öğrenin.

Otantizm

İvedilik, hızlı teslimat, günümüz ticaret modelleri için temel ve hayati bir gerekliliktir.

E-mail ise 90’ların iletişim habitatında hızlı bir haberleşme modeliydi. Bugün değil. Artık kısa soruları e-mail ile yönlendirmek, elinin altında araba varken at ile seyahat etmeye benziyor.

Bazısı ise bu iletişim yolunun otantizmini resmiyet ile karıştırıyor.

Hayır, e-mail ile iletişim seni daha resmi yapmıyor: Eski yapıyor.

Otantizm süslü bir konsepttir. Giyebilirsin.

Ama fazla uzun sürmeyecektir…

Çünkü konfor her zaman galip gelir.

Ürünsüz Pazarlama

Silicon Valley Bank battı.

Web sitesini ziyaret ettiğinizde, bu ürünün üzerindeki aktif pazarlamayı her tıklayışta görür ve hissedersiniz.

Liderlik bölümünde sizi süslü fotoğraflar ve bir o kadar süslü unvanlar karşılar. Mesela Kim Olson, Chief Risk Officer (Risk Kurulu Başkanı). Riski hesap edemeyen bu şerif, kasabanın diğer şerifleriyle birlikte ortalıkta yok. Kayıp.

“Dünya çapında inovasyonu destekliyoruz!” ve benzeri yakışıklı klişeler etikten ve insanlığa ne kadar değer verildiğinden bahsediyor. Belli ki, mevduat sahipleri hariç tutulmuş. Onlar hortumlandı.

Paralar suyunu çekti ve ürün ortada yok.

Web sitesindeki Pazarlama terk edilmiş oyun parkındaki çocuksuz bir atlıkarınca gibi: Anlamsız, faydasız.

Ürün yoksa Pazarlama olmaz.

Bu nedenle hiçbir iş modeli pazarlamadan başlamaz.

Üründen başlar.

Bunu kafana kazı ya da hiç başlama.

Her şey olabilir

“Everything Everywhere All at Once, 7 dalda Oscar aldı.”

Benim manşetim bu. Çünkü aldı ama hak etmedi.

Her zaman olmaz. Olduğunda bil ki, Pazarlama çalışır.

Ve Pazarlama her zaman hak edenin yanında değildir.

Ancak neredeyse hiçbir zaman kopyadan taraf olmaz.

Özgünlük Pazarlama için var olma meselesidir.

Ne diyelim, her şeyin bir ilki vardır.

Usulca git

Çoğunlukla öfkeli olmak bir seçim değildir. Bir dayatmadır.

Ancak öfkeli kalmak, istisnasız bir tercihtir.

Bazen bir argümana, bazen bir kişiye ve bazen bir fikre öfkeli olabilirsin.

Muhalif olanı dinlemek öfkeni yatıştırıyor ve seni öfkenden uzaklaştırıyorsa; bu fikre bir şans ver derim.

Öfke ancak kısa mühlette işe görür.

Tekrar düşünmen, sağlıklı gözlem için yatışman gerekir.

O güzel geceye usulca git.

Bırak, kinaye Dylan Thomas’ın elinde kalsın (Link).

"Kazanan hepsini alır!"

Seçimlerin hiçbiri “Kazanan hepsini alır!” şeklinde vuku bulmamalıdır.

Bizde maalesef; böyledir. Bu nedenle gergindir: Korkutur.

Oysa seçim, alelade bir iş ve her günün konusudur.

Her gün seçeriz:

Markette ekmeği ve domatesi, alışkanlıklarımızı…

Para, zaman ve dikkatimizi nereye harcayacağımızı.

Neredeyse her şey bir seçimin konusudur.

Ve seçimde hep kasanın kazandığı tek yer belki, kumar masasıdır.

Öyle kalmalıdır.

Umarım bu Seçim, sıfır toplamlı son seçimimiz olur.