Görünen Pazarlama

Pazarlama sizi görünür kılar.

Görünür olmak ise bir buz dağı metaforu gibi çalışır.

Eğer suyun üstündeki altından büyükse derdin Pazarlama değil, üründür.

Aksi

Aksine ikna etmek Pazaralama için en büyük problemlerden biridir.

Risk faktörün işin içinde olduğu durumlar ve diğer benzer geçişli beklentileri çözümlemek ise on yıllar sürebilir.

İlaçların buzdolabında saklanması gerektiğine kanı inşa etmiş birine tersini kabullendirmek imkansızdır. Bu aynı kişi emniyet kemerini takmamanın risk ihtiva etmediğine de inanmış olabilir. Çelişki, kanı için kayda değer değildir.

Pazarlama bunu kutunun arkasına “Buzdolabında saklamayınız!” yazarak veya dramatik “Kamu Spotları” ile çözemez.

Pazarlama ancak sorunu tespit edip, eğitmenlerin üreteceği çözümü satabilir.

Çiğneyebileceğinden fazlasını alma.

Az çok

Çok ne kadar problemse az da o kadar sorunludur.

Bir yere geç kalmak ile erken varmak aynı ölçüsüzlüktedir.

Otobanda aşırı hız yapmakla hız limitlerinin çok altında seyretmek belki aynı seviyede tehlikelidir.

Cimrilik savurganlıktan daha ihtiyatlı veya etik değildir.

Eğer limitlerin altında kalmayı üstünde durmak kadar abuk kabul etmezsek güzel standartlar inşa edemeyiz.

Az, çok kadar sıkıntılıdır.

Seçimsizlik hali

Gerald Zaltman’a göre bilişimizin %95’i bilinçaltında gerçekleşiyor. Bu yolla günde 30 ila 35 bin arasında seçim yapıyoruz.

Ancak yine de seçimlerin doğasını anlamakta zorlanıyoruz.

Seçimin en güzel özelliği, o gerçekleşmeden önce sırtında taşıdığın; kaygılar, şüpheler ve korkuların hepsini yansız bırakmasıdır. Çünkü neredeyse hiçbir önemli seçim sütlü ve sütsüz kahve arasındaki çelişki kadar kısa vadenin konusu değildir. Dolayısıyla uzun vadeyi yaptığımız bir seçim değil, takip eden binlercesi inşa edecektir.

Gabi olma. Takılma. Seç git.

Çünkü zaten farkında olmadan bunu yapıyorsun.

Ve sen, Pazarlama yapmaya çalışan güzel arkadaşım: Seçimleri kolaylaştır.

Deneyimin yönü

Deneyim tıpkı zaman gibi geriye doğru akmaz. Hep doğrusal, tek ve geleceğe yöneliktir.

“Bu dondurmayı beğenmedim!” kanıtlanmış bir deneyimdir. Kendini bir daha aynı dondurmayla test etmez.

Müşteriye yaşattığın deneyim, bugün ne kaybettiğinden çok yarın ne kazanacağın ile ilgilidir.

Mahir ol.

Eşsiz | Verimsiz

“SGK tarafından özel hastaneye günlük 8 bin lira ödeme yapıldığı için bebek hastalar iyileşmiş olsalar bile yoğun bakımda tutuluyordu. Şebekenin bu yolla devleti yaklaşık 1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edildi.” - NTV Haber

Nüfusumuzun belki %1’inden azı bizi kendi bencil çıkarları için birbirimize düşürüp zarara uğratmaya çalışıyor. Bu oranı verdim çünkü özellikle bu vakalarda herkes birbirini şeytanlaştırma yarışına giriyor: O durumda herkes birbirine düşman olur. Bu ülkemiz için geçerli bir olgu değildir.

Alternatif olarak şuna kafa yormamız daha anlamlı olur:

Fırsat eşitsizliği ve verimsizlik, yolsuzluğun ana etmenleridir. Erişim ve olasılık yaratırken; cehalet ve kaçırılan fırsatları ortadan kaldıracak yeni habitatlar inşa etmemiz gerekiyor.

Verdiğimiz sözleri tutmak ve işleri daha iyi hale getirmek için hala fırsat var.

Büyük değişim

Büyük değişim artık kapıyı araladı. Bu ne siyah-beyaz TV’den renkliye ne de Walkman’den MP3’e geçişe benziyor. Bu bir zihniyet değişimi. Yapay Zekâ’nın etkisini benim gibi Millennials’lar elimizde patlamış mısırla belki sadece seyir edeceğiz. Bizim çocuklarımız yani -genel olarak- Alpha’lar için ise hayat bizim bildiğimiz her şeyin dışında vuku bulacak. Bu geleceğe bugünden mental olarak hazırlanın, hazırlayın.

Bu bir motivasyon yazısı değildir

Sınırsız para, sınırsız kaynak, sınırsız zaman…

Bunlar elde olsa her şeyi başarabilirsin. Mutlaka ama yok.

Sınırlar, başarıları fevkalade hale dönüştüren ana etkenlerdir.

Şimdi “O olsa, şu olsa, bu olur…” demeyi bırak.

İşe koyul.

“O oldu, şu oldu, bu oldu” de ve dedirt.

Zor iş

Pazarlama ilginç problemleri çözmek için vardır. İşimiz bu.

Bugün dünyamız -farkındasınızdır- dünden çok daha ilginç. Sadece iletişim ve teknolojinin sağladığı yakınlık meselesi değil, ‘olabilirlik’ artık çok makul bir konsept.

Her şey, her an, her yerde olabilir.

Bu durum sizi ‘otantik’ de üretiyor olsanız korumasız bırakıyor. Evet, tescil çalışır ama etkisi mutlaka bugün dünden daha zayıf.

Çünkü neredeyse herkes; her şeyi, her an, her yerde yapabiliyor.

Artık markayı korumak hiç olmadığı kadar Pazarlama üzerinde ekstra bir yük.

Nasıl? Bilinir, orijinal ve göz önünde tutarak.

Zor iş.

3 kusur

Neredeyse başarısız olmuş her projenin arkasında şu 3 kusur vardır:

1- Gizlilik (Açık sözlü olmamak).

2- Komplo (Kendi içinde ve dışardaki herkesle).

3- Tevazu kaybı (Yani şöhret arzusu).

Başarısızlıktan söz açılmışken; her ne kadar sorun olsa da ölümcül değildir. Ve bazen başarısız hissetmek gerçekte başarısız olmakla korelasyonda değildir. İyi düşün.

Yaza doğru “Saridje Blog Saati” artık 22:00.

İyi okumalar.