Güven ama doğrula

Apple “iWatch su geçirmez!” dediğinde güvenirsiniz. Ancak en beklenmedik şekilde test etmekten de çekinmezsiniz.

“Güven ama doğrula” tüketici için çalışan bir modeldir.

Peki ya aksi?

Tesla’nın “Kurşun geçirmez!” dediği cam lansmanda hafif bir darbeyle kırıldığında ‘marka’ sizin güveninizi doğrular.

Ürününüz tosladığında tüketicinize “Evet, şu an için sorun var ama düzeltilir!” dedirtebiliyorsanız; pazarlama mucizesini hayata geçirmiş demektir.

Öyküsüz pazarlama olmaz

Öyküsüz pazarlama olmaz, olamaz ve olmamalıdır.

İnsanların en sevdiği iletişim formu tartışmasız öykülerdir.

Pazarlama öyküler anlatmalıdır. Gözüpek, sıra dışı ve cömert öyküler.

Bu öyküler efsanelere dönüşür. Efsaneler (markanız) sahiplenilir. Çünkü efsaneler tıpkı pazarlama gibi olağanüstü olanla ilgilenir.

FedEx kuryesinin fırtınadan dolayı teslim edilmemiş bir paketi alıcısına ulaştırmak için şirket kredi kartından helikopter kiralaması; markasını efsaneleştirmiş bir öyküdür…

Zanaat

“Zanaat beceri ister…” derler doğrudur. Ancak beceri tekrarla kazanılır.

Zanaat yetenek ve beceriden ziyade adanmışlığın eseridir.

Adanmışlık ise ‘tutarlılık’ ve ‘tekrar’ kavramları ile alakalıdır.

Zanaatinde iyi olmak istiyorsan tutarlılığın ve tekrarın esiri olmalısın.

Eğer zanaatinde iyiysen ancak fark edilmiyorsan bu muhtemelen gerektiği kadar cesur olamadığından dolayıdır.

Because why not

“Because why not?”

Is a statement of progressivist.

One who uses this certainly speaks more than a questions.

Because why not;

Ignites innovation, faces impossible odds and challenges mediocrity.

Whatever you do ask ‘Why not?’ more often.

This is one way to diffuse naysayers.

En son çıkan

Alva J. Fisher kuvvetle muhtemel hayatınızı Tim Berners Lee’den daha çok değiştirmiştir.

Fisher çamaşır makinesinin Lee ise internetin mucididir.

Eğer internetin çamaşır makinesinden daha devrimsel bir icat olduğunu düşünüyorsanız; yanılıyorsunuz.

‘Değişim’ kavramını ele alırken ‘en son’ çıkana takıntımız neyin devrimsel (Çamaşır makinesi) neyin sıradan (İnternet) olduğunu bize unutturuyor.

Piramitleri nasıl yaptığımızı belki de bu yüzden unuttuk…

En son çıkan en devrimsel veya en iyi değildir. 

En son çıkan çoğu zaman sadece en son çıkandır.

İnovasyon kimin içindir?

İnsanların tatmin kat sayısı her deneyim için zamanla sıfıra düşer.

Tatminde sıfır noktası inovasyon/yenilik ile aşılır.

Her yenilik iki formda gelir: Güncelleştirme ve sıfırdan inşa etme.

Güncelleştirmeler tatmin seviyesini korumayı hedeflerken sıfırdan inşalar yeni tatmin seviyeleri belirler.

Birincisi herkes içindir. İkincisi ancak erken benimseyenlerin (early adopters) insafına bırakılır.

Çünkü ancak erken benimseyenler yeni tatmin seviyeleri kovalar.

Güncelleştirmeleriniz hepimiz için, sıfırdan inşalarınız bazımız içindir.

Özel dikim

1760 sanayi devriminden önce satın aldığınız her kıyafet %99 ihtimalle özel dikim olurdu.

Bugün satın aldığınız kıyafetlerin %1 bile özel dikim değil.

Sanayi devrimi ‘kitlesel üretim’ ile özelleştirilmiş ürün kavramını kökten değiştirdi.

Tüketiciye sordurmanız gereken soru şu: Size özel hissettirilen ürünlerin aslında kaçı size özel?

Bu soruyu kovalayıp cevaplayan ‘marka’ olun.

Ama her şeyden önce; hedef kitlenizi daraltın, kitlesel olmaya çalışmayın.

‘Özel’ olun ve ‘Özel’ olana satın.

Beğenip beğenmemek size kalmış tabi ama Tesla Cybertruck ile böyle bir hareket yaptı.

Eleştirileri dinleyin

Harry Potter popüler kitaplar arasında internet değerlendirmesi en düşük olan serilerden biridir.

500 milyon kitap satan serinin toplam film hasılatı yaklaşık olarak 8 milyar dolardır.

Eleştiriler her zaman doğruyu söylemez.

Ancak…

Bazen biri ‘Ben bu elmayı sevmedim’ diyebilir. Bu ‘Kimse bu elmayı sevemez!’ demekten farklıdır.

Eğer o elmayı üreten markaysanız ‘Ben bu elmayı sevmedim’ diyeni dinleyin ve ona teşekkür edin.

Sizi değerlendirmeye ayırdığı zaman için teşekkür edin…

Hedef kitlenizi belirlemede size destek olduğu için teşekkür edin…

Eleştiri dinlemek onları kabullenmek demek değildir.

Dinlemek ‘Seni belki anlamıyorum ama beni değerlendirmeye zaman ayırdığın için teşekkür ederim!’ demektir.

Bu ise güven kazanmaya giden yolun ilk aşamasıdır.

Neden bırakmalısın?

Kapasitenin sınırlarına ulaştığın için bırakmalısın.

Yapacak bir şeyin kalmadığı için bırakmalısın.

Sevdiğin kahramanların yaptığı gibi; sen de kendi hikayenin kahramanı olarak görevin sona erdiği için bırakmalısın.

Ve unutma; öndeyken bırakmak bıraktırılmaktan farklıdır.

Zaman iki şekilde çalışır

Zaman benim perspektifimde iki şekilde çalışır. Birincisinde; yeterli değildir. İkincisinde; ihtiyacınız yoktur.

Zamanın yeterli olmadığı durumlar onu her halükarda kullanmaya yeltendiğinizin belirtisidir.

Hatalı kullanılsa da ‘meşgul’ iyidir.

Zamana ihtiyaç duymadığınız durumlar ise akut bir bilinçsizlik halidir.

Eğer bu hastalığa yakalandıysanız hayatınız bir bakıma sona ermiş demektir.

Geçmiş olsun.