Zaman fakiri
Zamanın yetmediği zamanları yaşıyorum.
Bu illet bir paradokstur ve bize şunu hatırlatır:
Yetmediğinde satın alamıyor, ihtiyaç duymadığımızda biriktiremiyoruz.
Hepimiz zaman fakiriyiz.
Ne ironi ama!
Zamanın yetmediği zamanları yaşıyorum.
Bu illet bir paradokstur ve bize şunu hatırlatır:
Yetmediğinde satın alamıyor, ihtiyaç duymadığımızda biriktiremiyoruz.
Hepimiz zaman fakiriyiz.
Ne ironi ama!
Liderlik kıttır çünkü bu vazife insan hayatına devasa konforsuzluklar getirir:
-Tanımadığın insanlar için öne çıkmak zordur.
-Ortaya akıbeti belli olmayan fikirler atmak zordur.
-Değişime direnenlere karşı durmak zordur.
-Sadece veren taraf olmak zordur.
Eğer kimse el kaldırmazken, bu zorluklara talip olan biri varsa onu takip edin.
Etmiyorsanız mahallenizin liderlik değil, takipçi problemi olabilir.
Düşünmeye değer.
Niels Bohr’a “Sen bilim insanısın, kapının dışına nal asarak kötü ruhlardan korunmaya çalışmak sana yakışıyor mu?” diye sorduklarında “İnanmasan da işe yarıyor dediler!” cevabını verir.
Ne kadar bilirsek bilelim, nihayetinde bilmediklerimizin hep galip geleceği bir evrenin parçasıyız. Bilmediklerimize, ölçemediğimiz olasılıklar ve durumlara oynayanların bildiği tek şey bu.
Yarın bildiklerinden başla. Bu suistimale fırsat tanıma.
Ve bildiklerin yetmiyorsa yeni bir şeyler öğren.
Hayırlı haftalar.
ABD’de Powerball piyangosunu kazanma olasılığınız 292 milyonda 1’dir.
Türkiye’de 10 milyonda 1.
Bir astroloğun yıl içinde bir güne oynaması ise 365’te 1 ihtimaldir.
Çok yüksektir.
Mesleğin kahinlikse ve tutarsa büyük kazandırır.
Denemeye değerdir.
Sence dinlemeye değer mi?
Başlık bu kadar büyükse içerik küçüktür.
Amerikan Trafik Güvenliği İdaresi’ne (NHTSA) göre ölümle sonuçlanan trafik kazalarının %9’u ve genel olarak %13’ü; araba kullanırken mesajlaşanlar yüzünden gerçekleşiyor. Bu alışkanlık 2023 itibariyle yaklaşık olarak 50.000 kazaya neden oldu. Son 4 yılda, her yıl ortalama 450 kişi bu nedenle hayatını kaybetti. İyileşme yok.
Ve hayır, bu ve benzeri problemleri pazarlama ile çözemezsiniz. Çünkü “Bile bile!” yapmak (Bugünlerde çok sık kullandığımız bir kalıp) bize sadece biliyor olmanın yetmediğini, anlamanın ne kadar elzem olduğunu gösterdi.
Temel olarak anlatmak ise bilgiyi ilk transfer edenin görevidir.
Yer çekimi bilmekle onu anlamak farklı şeylerdir.
Okulda başlar.
Eğitimle başlar.
İşin kamu spotuna, pazarlamaya kaldıysa geç kalmışsın demektir.
14 Ekim 2023 tarihinde Güneş tutulması gerçekleşecek. Bu bir tahmin değil.
Olacağına inansanız da inanmasanız da, daha önce bu deneyimi yaşamış olun ya da olmayın bu gerçekleşecektir.
“8 Mart’ta deprem olacak!” ise “8 Mart’ta herkesin korktuğu o şey gerçekleşmeyecek!” veya “Aşikar olan bir şey artık apaçık hale gelecek!” önermeleri kadar değersizdir.
Evet, bir şeyler olabilir ama sen tahmin ettiğini düşündüğün için değil.
Herkesin faydası için lütfen, kendine başka bir uğraş bul.
Artık çok az şey arzu ettiğimiz gibi çalışmıyor. Buna bağlı olarak da çalışmayan sistemlere karşı müsamaha toleransımız eşit ölçüde eriyor.
Ve çok hızlıyız. Her zaman olduğumuzdan daha dakikiz. Dünya’nın bir ucundaki yakınımız ile anında görüşebiliyoruz. Artık sabrımız kısa süreli duraksamalara bile yetersiz kalıyor.
Bu ekosistem içinde bozulamazsın ve gecikemezsin.
Mazeretli veya mazeretsiz.
Kabul etmiyoruz.
Nisan 17, 2022
***
Dün bir tasarım blogunda CBC’yi kaynak gösteren çok ilginç bir makale okudum.
Amerikada bir mimarlık ofisi “Stratejik dizayn(?)” dedikleri bir konseptle olası silahlı bir saldırıda kayıpları en aza indirecek bir okul tasarlamışlar.
Problemin kökenine değil de semptomlara odaklanmak irrasyoneldir.
İlliyeti düzeltebileceğiniz noktada sonuçlara karşı cephe açmak deliliktir.
Diğer taraftan İstanbul Depremi gibi zıt durumlarda: Problemin kökeni tamir edilemezdir.
Kökeni çözümsüz bu problemlerin ise bilanço zararı minimumda tutulur.
Yani ikincisi önlem, birincisi düzeltme ile alakalıdır.
Birbirine karıştırıldığında hasar kronikleşir.
Sağlıklı bir tartışmanın başlangıç noktası sağlıklı dinlemedir.
Bizde neredeyse her tartışma bir söz kesme yarışına dönüşür ve genellikle söz kesme “Beni doğru anlamadın, bana biraz daha zaman ver!” refleksi ile yapılır.
Bu heyecanın arkasındaki kusurlu kanı; anlamakla uzlaşmak arasındaki farkı anlamamış olmaktan kaynaklanır.
Seni anlıyor olmam seninle aynı fikirde olduğum anlamına gelmeyebilir.
Evet, anlamak güzel bir başlangıç noktasıdır. Mamafih, o da dinlemekle başlar.
Birbirimizi dinleyelim ve anlayalım.
Uzlaşmayalım.
Sorun yok.