Kusurlu müşteri

Havaalanında uçtuğunuz kapının son dakika değişikliği bir sürpriz değildir.

Olağandır. Beklenendir. Değişebilir. Havalimanları bu şekilde çalışır.

Uçuşunu bu ihtimale hazır olmadığın için kaçırmış olman işletmenin değil, senin problemindir. Ama yine de işletme senin mızmızlanmanı dinlemek ve uygun tonda cevap vermek zorundadır. Çünkü bu da onun problemidir. Sen binaya adım attığın andan itibaren onun sorumluluğudur.

Evet, kusurlu müşteri zor profildir. Lakin tezgah açmak bunu göze almayı gerektirir.

Bu bir “Müşteri her zaman haklıdır” lakırdısı da değildir. Çünkü bu ifade meseleyi kişiselleştirir. Ürünü, hizmeti ve iletişimi kişiselleştirebilirsin. Ancak sorunları değil.

Sorun söz konusu olduğunda sen bir taştan farksızsın: Öfkelenmezsin, kırılmazsın, alınmazsın…

Hayırlı haftalar.

Kulağı tersten tutmak

Kulağı tersten tutmak veya göstermek…

Bu ifadeyi duymuşsundur. Bunu sandığından çok daha sık yaparız. Zor veya pratik olmayan yolu seçiyormuşuz gibi görünse de aslında olan tam tersidir. Kolayı seçeriz. Hataya düşme, bu deyim bir tariftir ve kısa değil, uzun vadeyi tanımlar.

Mesela, bugün arabaları oto pilota bağlama çabası içindeyiz. Oysa zaten oto pilotta çalışan harika bir vasıtayı arabadan çok önce icat etmiştik: Tren. Şehirlerimizi bu aracı en efektif şekilde nasıl kullanabiliriz üzerine düzenlemek yerine her yeri arabalarla doldurmayı seçtik. Yani kulağı tersten tuttuk. Ve şimdi; hareket edemiyoruz, öfkeliyiz ve çok çirkiniz.

Bugün trafikteki öfke ve cinnet halimiz, şehirlerimizi kötü şoförler istila ettiği için değil, şehir tasarımlarımız tam bir fiyasko olduğu içindir.

Ve kulağı zeki olmadığımız için değil; kolayı sevdiğimiz, doğru olanı göz ardı ettiğimiz ve uzun vadede kendi yarattığımız problemleri çözmeye bayıldığımız için tersten tutarız.

Bu bir olgudan fazlasıdır.

Bizim tabiatımızdır.

Ötekileştirme

“Narsistliğiyle öne çıkan 3 burç sıralandı” -Sözcü

Sözcü aynı başlığı burç yerine 3 ülke, 3 millet, 3 ırk veya 3 cinsel yönelim olarak verse Dünya ayağa kalkar.

Ancak burç kimliğine saldırmak çoğunluğu gücendirmeyecektir. Her ırkçı eğilim ise azınlığı kutuplaştıran ve infaz eden benzer genellemelerle başlar.

Bu bir “Sizi beğenmiyoruz!” kritiği değildir. “Siz kötüsünüz!” stereotipini kurumsallaştırma çabasıdır.

Bunu özgün bir gruba yapan herkese yapar.

Bu bir ötekileştirme kültürüdür.

Dikkat etmeniz gerekir.

Artık

“Artık çok geç!”

Geç olup olmadığı artığı nereden başlattığınla çok ilgilidir.

Dünse bugün denemedin demektir.

Kastettiğin bugünden itibaren ise yarının ne getireceği meçhul.

Artık yani geriye kalan; geç olanı tanımlamak için uygun bir ek değildir.

Afaki

“Kredi Kartı Geçersizdir!”

Okunacak bir ikaz değildir. Çünkü umulan, yani olası değildir.

Bu kadar geri kalmış veya hareket etmemeyi tercih etmiş olman bizim beklentilerimizin çok ötesinde kalır.

Enfüsi olmayan beklentilerimizi karşılamak istemeyebilirsin. Ve bu hakkındır.

Ancak afaki davranan sensin.

Bu durumda tabela asarak yırtamazsın.

Konuşmalısın.

Sistemler

McDonald’s’ta şikayet edeceğiniz veya övebileceğiniz bir şef yoktur.

Şef, sistemdir. Eğer sorun varsa sistem çalışmıyor demektir.

Sistemler standartlar getirir. Sürprize yer yoktur.

“Büyük farklar yaratacak küçük dokunuşlar…” ise sistemlerin değil, kişilerin işidir.

Hangi yoldan gideceğin sana kalmış.

Düşüş döngüsü

2023’ün %58’i tamamlandı. Son 10 yıllık döngüyü bitirmemize 153 gün kaldı. Durum değerlendirmesi için son 10 yıla bakmak faydalıdır.

2013’ten bu yana 7 seçim yaşadık. Buna rağmen sistemsel bir siyasi istikrar yakalayamadık.

Makro ekonomik hiçbir hedefimize (Büyüme, cari açık, dış ticaret vd.) ulaşamadık. Ve hatta, hayli gerisinde kaldık.

Sosyolojik olarak ise 2013’ten her anlamda daha kötü durumda olduğumuzu düşünüyorum.

Bu sonuncusu kişisel bir gözlemdir. Diğerleri ‘açık’ veri.

Ters giden çoğu şey yavaş yavaş ters gider.

Çözüm, uzun vadeli bu sorunlara hızlı ve kesin alternatifler aramak değildir. Mümkün de değildir. Düşüş döngüsünü yükseliş döngüsüyle değiştirmeniz gerekir. Bu da ancak düşüş döngüsünü tanımlama, anlama ve ona karşı harekete geçmek ile mümkün olabilir.

Yoksa mevcut durumu kabulleniş ve koşulsuz savunma -özellikle iktidarı destekleyen dostlarımızın yaptığı gibi- uzun vadeyi hepimiz için bir trajediye dönüştürecektir.

Geç kalıyoruz.

Kısıtlar

Satranca baktığında 62 karelik alana sıkışmış 32 figür görürsün.

Katı kurallar içinde her figürün hareket kabiliyeti oldukça kısıtlanmıştır.

Ve tüm bu kısıtlamalara rağmen 10 Duodesilyondan* daha çok kombinasyon, ihtimal ve olasılık…

Mesafe, fizik, zaman veya sermaye kısıtın olabilir.

Bu olasılıkların kısıtlı olacağı anlamına gelmez.

Yap hamleni.

Hayırlı haftalar.

*Bu rakam 10 üzeri 40’tır. Evrenimizde gözlemlenebilir 10 üzeri 82 kadar atom vardir. Evet, “Duodesilyon” sayamayacağın kadar çoktur.

X

Dünyanın en büyük pazarlama beyinleri Twitter isminin tarihe karışmasını konuşuyor. Kimi temkinli, kimi uyumlu ve kimi öfkeli. Ama hepsi elde avuçta ne varsa dökülüyor: Tüm birikimleriyle X’i tartışıyorlar.

X.

Beğenmediğin bir eserin üzerine öfkeyle attığın iki çizgi. Girilmez sokakların bekçisi. Denklemin bilinmeyen değişkeni.

Pazarlama tanımlama ile ilgilidir.

Bilinmeyeni nasıl tanımlayabilirsin?

Bilmiyorum. Ben yapamam.

Artık bilinmeyen alandayız gençler. Tarihe tanıklık ediyoruz.

Peki Twitter?

Yolun sonuna geldi. Belki umduğundan daha erken.

Ancak üzülme; hepimizin başına gelecek.

Kolay çözüm

Bir elinde kabin bagajı diğerinde telefonu ve zar zor tuttuğu lakin o anda taşımasının hiçbir anlam ifade etmediği pet şişesi ile orta yaşlı bu kadın, güvenlik sırasını yararak koşturuyor…

Havalimanındayız.

Arkamda çoğumuzun farkında olduğu ama kimsenin dile getirme nezaketsizliğine düşmediği o gerçeği homurdanan sivri bir zeka var: “1 saat erken çık! Değil mi?”

Değil.

Bazı problemlerin çözümü belirgin ve kolay görünür. Evet, 1 saat erken çıkmış olmak sorunu çözecektir. Ancak çözümün bize görünüyor olması onu gerçek ve yeterli yapmaz. Arka planı ve sebepleri iyice irdelemek gerekir.

Hiçbirimiz bu kadının neden geç kaldığını bilmiyoruz.

En görünür olan sebebe, bu durumda keyfî oyalanmış yani evinden/işinden geç çıkmış olma ihtimaline odaklanmak ekseriyetle en konforlusudur.

Önerdiğin çözümün kolay olması, doğru olduğu anlamına gelmiyor.

Hüsnüzan güçlü ve önemli bir konsepttir.