Uzun yaşamın sırrı(!)

Dün Christopher Nolan’ın yeni bir film için çalışmaya başlaması ile ilgili paylaşılan haberin altında şöyle bir yorum okudum: “Oscar’ı kazandı diye g*** kalkmış!”

Bu dünya büyük ihtimalle hiçbir zaman cehalete yeteri kadar bağışıklık geliştiremeyecek. Çünkü dünyamızın aksine cüret, yani ölçüsüz cesaretin sınırları yoktur.

Peki, ölçülü cesaret nedir?

Düzeltemeyeceğin yanlışları görmezden gelebilme kapasitesidir.

Geliştirirsen, uzun yaşarsın.

Re: Hiçbir şey yapma

Soyu tükenmekte olan yaban keçileri veya pandalar; onları koruduğumuzdan habersizdirler.

Aksi ise hep belirgindir.

Şiddet; kendini gösterecek birçok araca ve bolca efora ihtiyaç duyar.

Merhamet, bazen hiçbir şey yapmamaktır.

Gel, bu ay hiçbir şey yapma.

Kutlayanların Ramazan’ı mübarek olsun.

Başarısızlık

Bazen iyi gittiğini, doğru ve başarılı bir yolda olduğunu söylemek zor olabilir. Hatta başarmış olmana rağmen, öyle hissettirmiyor da olabilir. Çünkü başarı bir seyirdir. Hep daha fazlasını arzu eder. Tatmin olmaz.

Başarısızlık ise belirgindir. Öncelikle durağandır. Birbirinin aynı günler birbirini takip eder. Ne yaparsan yap doğru hissettirmez. Başladığını düşündüğün nokta ile mevcut konumun arasında yaşanmış her şey fludur.

Başarısızlık hafızasızlıktır.

Yoksa, başarısızsındır.

Üzgünüm.

Hayırlı haftalar.

Tutku

Top Gun: Maverick’i “Hollywood’u kurtaran film” olarak öne çıkartan öyküsüydü.

Öyküsünün çekirdeğinde ise tutku vardı.

Birkaç alıntı:

-“Hayatın gizemlerinden biri efendim.”

-“Ait olduğum yerdeyim…”

-“Belki öyle, ama bugün değil!”

-“Sahip olduğum tek bakış bu…”

Tutku; stratejiyle, planla veya taktiklerle ilgili değildir.

Çok saf bir konsepttir: Bağlılık ve gelenekle alakalıdır.

Tutku belki sizi -Maverick gibi- hiçbir yere götürmez.

Ama durduğunuz yerde en iyisi yapar.

Ve bazen bu güçlü bir öykü ve tatlı bir hayat için yeterli olabilir.

Ciddi(?)

Tinder’ın karşıtı “Ciddi İlişki Sitesi” değildir. Tinder ciddi ilişki üretebilir ve OnlyFans düşük bir ihtimal de olsa pornografik içerik dışına çıkabilir.

“Ciddi İlişki Sitesi”ni ciddi ilişki sitesi başlığı ile pazarlayamazsınız. Çünkü sosyal ilişkileri kısıtlara paketleyip satamazsınız.

Pazarlama en belirgin göründüğü yerde en yetersizdir.

Böyle büyük vaatleri karşılamak için daha derine inmen gerekecektir.

Reaksiyonlar ülkesi

Çocuğunu trafikte birinin ölümüne sebep olduğu için yurt dışına kaçıran Anne insanımıza sorumluluğun ne kadar önemli bir kavram olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Bu Anne içgüdüleriyle hareket ederek belki de bugün onu eleştiren diğer binlerce annenin yapacağı bir şey yaptı. Peki, sorun bu Anne’nin gösterdiği reaksiyon mu? Hayır. Ne kadar itiraz ederseniz edin; reaksiyonlar kontrol edilebilir veya öngörülebilir haller değildir.

Bu Anne için sorun reşit olmayan oğluna araç veren problemli karakter yapısıdır. Sorumsuzluğu orada inşa etmiştir.

Bu karakter ise inancın, kültürün ve öykünün ürünüdür.

Ülkemiz uzun bir müddet reaksiyonlara not veren bir “Yetenek Sizsiniz” tımarhanesine dönüşmüştür. Problemi yanlış yerde aramaya devam ettikçe iyileşmeyeceğiz.

Sorumlu anne ve kadınların yaklaşan 8 Mart’ını yürekten kutlarım.

Değer üzerine

2008 yılının Eylül ayında kriz, o gün bir değeri ve karşılığı olmadığı halde satılan finansal ürünler nedeniyle patlak vermişti. Ancak Lehman Brothers ve piyasanın günahı bilerek değersiz bir ürün satmış olmak değildi: Değersiz bir ürün inşa etmiş olmaktı.

Bugün kendine şu iki soruyu sor:

-Değer üretiyor muyum?

-Ürettiğim değeri adil bir fiyattan satıyor muyum?

Eğer bu sorulara dürüst cevapların yoksa, er ya da geç birgün patlayacaksın.

O gün geldiğinde; sana acımayacağız.

Bir daha: Ayrı!

The Killer bir Fincher seri üretim klasiğiydi. Seversin sevmezsin ayrı mesele ama en kötü kaynak bile cımbızlanırsa malzeme üretir.

Popeye bu lafı ne zaman ve nerede demiş bilmiyorum, The Killer şöyle alıntılıyor: “İstisna, olağanüstü veya farklı değilim sadece ayrıyım…”

Pazarlama açısından ‘ayrı’ olmanın ne kadar önemli olduğunu zannedersem arzu ettiğim kadar vurgulayamam.

Ayrı.

Fark edilir.

Sınırlamalar

Kapitalizmin yaptığı çok basittir: Bize istediğimizi verir. Komünizm ise tam tersi: Onun istediğini.

Birincisi doğal akış, ikincisi sınırlamalar ile ilgilidir.

Sınırlamalar…

Ehliyetin konusudur. Ehil olan sınırlanmaz. Çocuğunuza uyguladığınız yaşam kısıtları bir yetersizlik meselesidir. Ama bunun sürmesini istemezsiniz. Onun yeterli hale gelmesi için üstün bir çaba sarf edersiniz.

Dolayısıyla çözüm “Nasıl kısıtlarız?” değil, “İnsanları nasıl ehlileştiririz?” sorusu etrafında şekillenmelidir.

Net

Net olmak çok önemli bir konsepttir.

Olmak, olmaya çalışmak değildir.

Net olman gerekiyorsa net ol.