Restorasyon vs renovasyon

Restorasyon koruma, renovasyon yenileme ile alakalıdır.

İki kavram da aynı amaca hizmet eder: Devamlılık.

Ancak;

Her şey yenilenmeye ihtiyaç duymaz. Bazen sadece tamir yeterlidir.

Mesela da Vinci’nin Mona Lisa’sını renove değil restore etmeniz gerekir.

Muhakkak restorasyona konu olan eşya veya sistem daha kıymetlidir. Mamafih renovasyonun kıymeti de inovasyona teşne olmasındadır.

“Restorasyon mu? Renovasyon mu?” sorusunu cevaplamak uzmanlık gerektirir.

Post Covid-19 için şirketlerin ve devletlerin önündeki en zor soru budur.

Zaman daralıyor. Tik tak…

Büyük Teori

Tanı koyma ve tedavi arasında çok kompleks bir ilişki vardır.

Bazen tanı sadece bir göstergedir. Bazen tedavinin ta kendisidir.

Mesela bugün Covid-19’u tanımlamakta zorlandığımız için tedavi konusunda etkin olamıyoruz.

Diagnoz (Tanı) sadece tıp bilimi için değil birçok alan için çok kritiktir.

Ancak bazen tam tanı koymada ısrar etmek bizi bildiğimiz konularda aksiyon almada geciktirir ve sonuçta kayıp o kadar büyük olur ki, ortada tanı konacak sorun kalmaz. 

Bu ikilemin arkasında büyük resmi görme refleksi, başka bir deyişle deyişle Büyük Teori ihtiyacı vardır.

Bugün herkes Büyük Teori peşinde.

Sizi uyarayım; Büyük Teori diye bir şey yok.

Öyküsüz Pazarlama Olmaz

Guguk kuşunun başka kuşların yuvalarını gasp edip korkunç bir entrika düzeni ile çoğaldığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Diğer kuşların yumurtalarını yuvadan dışarı atarak kendi yumurtalarına yer açıyor, kuluçka zahmetini de diğer yuva sahibi anne kuşun başına yıkıyorlardı.

Şaşırmıştım çünkü bu benim için bir nevi doğal seçilimin hack’lenme durumuydu.

Bana göre daha iyi olanın değil de daha kurnaz olanın kazandığı bir doğal yaşam Sapiens’e özgündü.

Değilmiş.

Guguk da en az bizim kadar kolpaymış.

İnançlarımız bazen pamuk ipliği hassasiyetinde öykülere bağlıdır. Bildiğiniz, inandığınız öyküler anlamını yitirdiğinde veya yenisi ile ikame edildiğinde inançlarınız değişir.

Pazarlama için de öykü sıfır noktasıdır. Özgün bir öyküden başlamayan pazarlama, pazarlama değildir*.

Öykü yaşatır ve öldürür. Muadili yoktur.

*Uzun bir süre düşündükten sonra, son aşamasında olduğum kitabımın ismini ‘Öyküsüz Pazarlama Olmaz’ olarak belirledim.

Pazarlama'nın vadesi

Keynes belirsizliğin önemli bir faktör olduğunu söyler. Bu nedenle iyi ekonomist uzun vadeye değil kısa vadeye odaklanmalıdır.

Peki Pazarlama’nın hedef vadesi ne olmalıdır?

Zor bir sorudur. Lakin pazarlamacının kâr algısı ekonomistin aksine kazan-kazan üzerine kurulmalıdır.

Pazarlama alternatif bir yarında buluşmaya dair sözleşmedir.

Bu sözleşme ise gerçekleşecek bir kehanetten çok gerçekleşmekte olan ile ilgildir.

(SpaceX bu konuda güzel örnektir)

Capacity issue

When you are smart enough to understand how incredibly stupid you are that reality stinks.

Because at that point you realize how relative capacity can be and that you won’t be able to expand no matter how hard you try.

What is the alternative then?

Well, the capacity to achieve character is not as notional as the capacity of learning.

True genius for me resides in the capacity of building good character.

To that extend all men are created equal.

Alternatifler

Çokluevren’in teorisi eğlenceli, hipotezleri sıkıcıdır.

Absürt bulup şiddetle inkar edenler olsa da ‘paralel evrenler’ ihtimali oradadır.

Kimine göre bilim bu yolla Tanrısızlık ihtimalinin sınırlarını zorlamakta, boşuna kürek çekmektedir.

Belki.

Bana göre ise bu keşfi varoluş sorunsalından çok alternatiflere duyduğumuz ilgi ve arzu tetiklemektedir.

Bu ise boş bir çaba değildir.

Dünya savaşlarının yaşanmadığı, çocukların açlık ve sefalet yüzünden ölmediği, alternatif bir evrende alternatif bir Dünya hayali -kabul edelim- kötü bir hayal değildir.

‘Alternatif’ aynı zamanda bir öykü temasıdır. Daha iyi olasılıklar için çalışan, daha iyiyi arzulayan Pazarlamanın çıkış noktasıdır.

Bugün Bayram. Bugünün alternatifi yok. Bugün güzel işler yapın.

Mutlu Bayramlar…

Winners challenge

Winning can be trivial.

Maintaining your gains tho is the real challenge.

Nazis lightning warfare resulted in quick and absolute win. But they lost in the long run.

Because sometimes you win but the game doesn’t end.

Because sometimes not winning but maintaining your leverage is the deal.

Make no mistake, very few have the guts to flip that coin.

Bildirimleri sınıflandırın

Bildirimlerin bizi hızlandırması, önceliklendirme yapıp hayatımızı kolaylaştırması gerekiyordu.

Aksi oldu.

Artık aceleye getiriliyor, önemsiz içeriklerle baskı altında tutuluyoruz.

Sıranın bize gelmeyeceği, ilgisiz olduğumuz, sentetik bir kuyruğun en sonunda bekletiliyoruz.

Dara getirilmek ve önemsiz olanla meşgul edilmek hiçbirimizin hoşuna gitmiyor.

Müşterileriniz için hazırladığınız bildirimleri sınıflandırın. İlgisiz ve fazla olanı süzgeçten geçirin. Bu konuda insafsız davranın. Aksi halde size insaf edilmeyecektir.

There will always be a mistake

Spend hours on editing or spend days, you will make a mistake. Spend a week on coding or spend a month, you will make a mistake. Spend months or don’t, you will make a mistake either way.

The question is not “Are you going to make a mistake?”

We are all convinced that you will.

The question is “How consistent you‘ll be in correcting it?”

Tüketici inadı

1945 yılında Amerikalılara ‘Evinize TV satın alır mısınız?’ diye sorulduğunda, %98’inin ‘hayır’ cevabını vermiş olması şaşırtıcı değildir.

Asıl hayret verici olan 1948 yılına gelindiğinde ABD’de haftada 100bin TV satılmış olmasıdır.

Jenerasyonumuz da e-mail, Facebook, iPhone, Tesla ve dün Netflix için benzer dirençleri gösterdi.

Bugün dönüp sorsanız “Aslında ben en başından beri hep ilgiliydim…” ile başlayan savunmalar duyabilirsiniz.

Çıktığı zamana göre herbiri alanında kritik sorunlar çözen bu ürünleri kabullenmemiş olmamızın arkasında, sorunlarımızı görmezden gelme refleksi vardır. 

Bana göre bu refleks Sapiens’in kalıtsal bir beyin arızasıdır. 

Türümüz çoğu zaman sorunlarını çözmek yerine onlarla yaşamayı ve koşullara adapte olmayı seçer. Bu nedenle hayatlarını iyileştiren ve seviye atlayan insanlar/toplumlar azdır.

Eğer ürettiğiniz üründe aşağıdaki üç vasıf varsa;

-Yenileşimci,

-Sorun çözen,

-İhtiyaç oluşturan,

Sabredin.

Er yada geç tüketicinin/hedef kitlenizin inadı kırılacaktır.

Pazarlama ise bu noktada sorunlarını görmezden gelen tüketicinin uyandırma servisidir.