Gereksiz ekipman

Ekipman mutlaka performansı artırır; ancak ortada performans yoksa, ekipman sadece bir yüktür. Çoğumuz, daha iyi bir bilgisayarla daha iyi bir yazılımcı veya daha iyi bir fotoğraf makinesiyle daha yaratıcı bir fotoğrafçı olabileceğimize ikna edildik. Çünkü acımasız pazarlamanın önemli bir rutini budur: Olasılık satar.

Ancak olasılık, o kişi olmaktan genellikle çok uzaktır; başkalarının senin yerine çizdiği bir çerçeveden ibarettir.

Eğer bayıra ilk defa çıkıyorsan, kayak malzemeni kiralamak, en iyisini satın alarak başlamaktan daha akıllıca olacaktır. En azından sen de o kişi olana kadar.

Pratiksiz

“Practice makes perfect!” yani, “Pratik mükemmelleştirir.”

Fazladır.

“Practice makes” yani “Pratik yapar” yeterlidir.

Çoğu zaman mükemmel olmasına gerek yoktur; sadece olması gerekir.

Olmamış işler, insanlar, hayaller ve hayatlar pratiksizdir. Üzücüdür.

Sıla

Bu Blog’da yer alan yazıların büyük bir bölümü önceden yazılır; gündemle ilgili güncel veya anlık yazılar yazdığım günler de olur. Bu şekilde yazmak daha verimlidir. Ancak bugün geçmişten değil, bugünden yazmak istediğim için gecikmiş olabilirim.

Bu akşam, 20 yıldır görmediğim bazı lise arkadaşlarımla bir araya geldik. Bu reunion yani sıladan yaptığım çıkarımları paylaşmak isterim:

1- Sevgi, zamansız bir konsepttir. Son kullanım tarihi yoktur.

2- Değişime direnmek, değişmekten daha zordur.

3- “Yedisinde neyse yetmişinde de odur!” diyen atamız, nadir doğru konuşmuş atalardan biridir.

4- Öykü, inanç ve bilimden daha güçlü bir öğreti aracıdır.

5- Bilginin işine gelen kısmı doğrudur.

6- Nereye gittiğimizle ilgili neredeyse hiçbir zaman ve hiçbir konuda kimse kendinden emin değildir.

Uyumsuzlar

Farklı bir bakış açısına sahip ancak uyumlu insanlarla zaman geçirmeyi, aynı bakış açısına sahip dostlarımızla bir araya gelmekten daha çok severiz.

Bu, daha çekici ve verimlidir.

Velhasıl, ekseriyetle ihtilaf, bakış açısı farkından değil; eş zamansızlık, yani uyumsuzluk nedeniyle ortaya çıkar.

Bakış açısı geliştirmek bir tercih değil, birçok tercih ve faktörün ürünüdür. Uyumlu olmayı istemek ise yalnızca bir tercihtir.

Atatürk

Atatürk bir fikirdir. Bir idealdir. Her ne kadar kulağa klişe gelse de, insan ölür; ancak fikirler ve idealler ölmez. Antik Mısır, Roma ve Osmanlı birer idealin ürünüdür ve bugün hâlâ kalıntılarıyla hayattadır. Atatürk’ün ideali, diğer büyük kuruluşlara nazaran (örneğin, ABD keyfi bir keşiftir) kurtarıcı bir versiyondur. Bu nedenle hem vakti hem de konsensüsü kıttır (Çünkü boğulmak isteyene can simidi fırlatmanın faydası olmaz). Bu nedenle Atatürk’ün muhalifi çoktur. Bir kurucular ekibi de olmadığından tek büst sahibi odur. Ve belki de Atatürk’ün en büyük talihsizliği budur. Atatürk yalnızdır.

Bugün Atatürk onun idealine ihtiyaç duyanlar için dokunulmaz, kavramamış olanlar için korkutucu ve onu hakkıyla anlamış olanlar için arkadaştır, fikir dostudur. Ne yazık ki, bu ülkede Atatürk’ü ya dokunulmaz bulanlar ya da ondan korkanlar çoğunluktadır.

Saygı ve minnetle.

Nedensellik

Bugün bir ev sahibinin kiracısı tarafından öldürüldüğünü okudum.

Bu malumunuz neticedir. Sebep mutlaka kötü yönetişimdir. Peki ya illiyet? Neden ve sonuç olarak bağlanan bu iki olay arasındaki ilişki?

Bizi biz yapan her şeyle ilgilidir.

İyi bir pazarlamacı şunu bilir: Yemekte pahalı şarap siparişi veren bir kişi muhtemelen daha fazla bahşiş bırakacaktır. Bir başkasını aynı alıma ikna etmek ise bahşiş miktarını etkilemeyecektir. Sebep ve sonuç çok belirgin olsa da nedensellik zannettiğin kadar alelade değildir. İnşası ciddi zaman alır.

Ölçek üzerine

Bir Atatürk veya Fetih (II. Mehmed) filmi çekmekle ilgili zorluk nedir? Mesele bütçe veya know-how değildir. Yine de Türk yapımcıların çoğu bu konuda başarısız olmuştur. Bugün hala bu iki dev ile ilgili ağzı açık bırakacak bir eser üretilememiştir.

Sorun skalada yani ölçektedir. İki karakterin de hayatı 120 dakikaya sığmaz. Biyografi değil ancak olay -bir öykü- işlenebilir (Mesela “Lincoln, 2012” bu yaklaşım için harika bir örnektir).

Hakeza Pazarlama da her projeyi aynı mantıkla ele almalıdır.

Ölçeği daraltmazsan içerik pespaye olur.

Öykü üzerine

Bir Atatürk veya Fetih (II. Mehmed) filmi çekmekle ilgili zorluk nedir? Mesele bütçe veya know-how değildir. Yine de Türk yapımcıların çoğu bu konuda başarısız olmuştur. Bugün hala bu iki dev ile ilgili ağzı açık bırakacak bir eser üretilememiştir.

Sorun skalada yani ölçektedir. İki karakterin de hayatı 120 dakikaya sığmaz. Biyografi değil ancak olay -bir öykü- işlenebilir (Mesela “Lincoln, 2012” bu yaklaşım için harika bir örnektir).

Hakeza Pazarlama da her projeyi aynı mantıkla ele almalıdır.

Ölçeği daraltmazsan içerik pespaye olur.

Canavar öykü

Bugün biraz prensipsiz, biraz kuralsız ve biraz güçsüz hissetmemizin nedeni küreselleşme olabilir. Bu fenomen, Internet ve diğer tüm araçlarıyla bizi istila etmeden önce kendi halimizde kavruluyorduk. Ne zaman ki, “Dün orada en geç yarın burada”ya dönüştü, ayarımız bozuldu. Daha iyi, daha eğlenceli ve daha cezbedici bu yeni dünya bizi gardsız yakaladı.

Evet, prensiplerimiz, kurallarımız ve gücümüz vardı. Lakin kendi hikâyemiz içinde. Bu bizim hikâyemiz değil. O yüzden ürünleri ve akıbeti ile ne yapacağımızı bilmiyoruz. O yüzden yavan hissediyoruz. Geçmeyecek. Bu öykü kuvvetle muhtemel bizi tüketecek. Üzgünüm ama Pazarlama böyle çalışır.

MAGA

Ara sıra politika yazıyorum. Politika tartışmak ve politik olmak farklı işler. Biri sosyal mekanizmaları düzenleyen, insanların önünü açacak girişimlerle ilgilenir. Diğeri fanatizmdir. Dünya görüşünü dayatmakla cebelleşir. Beni ikincisiyle karıştırma lütfen:

ABD veya Türkiye seçimleri ile ilgili yaptığım yorumların bütünü bu kriter üzerinedir. Ek olarak ABD pazarlamanın menşe ülkesi olduğu için ayrıca ilgiliyim. Orada her şey satılması gereken bir ürün olarak ele alınır. Bu nedenle Pazarlama seçim kampanyalarında çok aktif bir oyuncudur.

MAGA (Make America Great Again/Amerikayı Yeniden Harika/Güçlü Yap)’ın Ronald Reagan’dan sonra tekrar kullanımı üzerine bolca düşünülmüş bir hamledir. Trump’ı sadece bir politik intikam figürü olarak ele almayın. Trump pazarlamanın ilmek ilmek işlediği çok yerinde satılmış bir üründür.