top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Allah kahretsin seni Cevher

Aug 28
1 min read

Filmler beni fazla etkilemez.

 

Yani şöyle, kendimi bir yaşıma kadar sinefil olarak tanımlardım.

 

Ancak bu; korku filmi izlerken gerilimden haz etmek veya “Issız Adam'ı izledim, çok sarsıldım.” sınıfında hiç olmadı.

 

Şu anda kendimi övmüyor veya farklılık kasmaya çalışmıyorum.

 

Samimiyetle fıtratım bu: Filmleri çok severim, ne olursa izlerim, çok önemli bir öykü anlatma sanatı olduğuna inanırım ama yine bir Rumeli tabiriyle filme girmem.

 

Diyordum...

 

The Substance'ı (Cevher, 2024) izledim.

 

Çok etkilendim.

 

Bakın, inanılmaz moralimi bozdu.

 

Lanet olsun sana Coralie Fargeat.

 

“Hayırdır, ne oldu?” dersen anlatayım...

 

Filmin ajandasında var mıydı bilmiyorum ama bu film, bana göre tam bir yapay zekâ distopyasını işliyor.

 

İzleyen biri “Ne alaka?” diyebilir -bu noktadan sonra spoiler geliyor- çok alaka kardeşim.

 

“My better self” olarak sundukları konsept, bugün itibarıyla AI'ın çalışan personasının ta kendisidir.

 

Kendini sevmemeye; verimsiz, salak ve kontrolsüz hissetmene uzanan bir “daha iyi ben”den bahsediyoruz.

 

Bilmiyorum, hayatımda başka bir konu hakkında bu kadar üst üste yazdım mı?

 

Ama sizi yine büyük harflerle uyarayım: GELMEKTE OLANA HAZIR DEĞİLİZ!

 
 
 
Gerçek olması

Çocuğunuza karşı duyduğunuz sevgiyi karşı konulmaz yapan birçok sebep vardır. En belirgini, mutlaka onun saf, hilesiz ve gerçek olmasıdır. Bir müddet... Sonra rol başlar; hepimiz için böyle olmuştur.

 
 
 
Ürün yerlerde

Evet, artık dakikalar içinde inşa edip günler içinde mükemmelleştirebiliyoruz. Geriye ne kalıyor? Pazarlama. Ah pazarlama ah... İnsandan insana; başka yolu da çözümü de yok. Yapay Zekâ, benim size yıl

 
 
 
Rastgele mi?

Geçen kontrol hakkında konuştum. Bugün çok ilginç bir hadise yaşandı. Anlatacağım... Öncelikle kontrol, hem inancın bize dayattığı bir beklenti hem de komplo gibi konseptlerin düşünce biçimimize verdi

 
 
 

Comments


bottom of page